top of page

Bir Sanat Biçimi Olarak El Dokumacılığının Tarihi

Geçmişe bakıp binlerce yıl önce bile bizimle aynı tutkuyu paylaşan insanların olduğunu görmek hepimiz için güven verici bir duygu. Tarihin ilk dönemlerinde bile insanlar hayatlarında konforu ve sağlığı arıyorlardı. Bugün günlük rutinimizin vazgeçilmezleri arasında olan bu öğelerin, modern yaşamın bizi şımartmasının bir sonucu değil de insan doğasına özgü birer motivasyon olduğunu bilmek tarihimizle ve kendimizle olan bağımızı güçlendirmek adına oldukça önemli.

Biz insanlar çoğu zaman takıntılarımızı ve arzularımızı geçmişe bakarak, bu duyguları biyoloji ve bazen de tarih aracılığıyla rasyonalize ederek haklı çıkarmaya çalışıyoruz. Handan Loomworks ailesi olarak da ortaya çıkardığımız ürünlerde bu duyguların peşinden gittiğimizi ve geçmişe düşkünlüğümüz olduğunu kabul ediyoruz.


Kilim Dokumanın Kökenleri

Dokuma sanatının doğuşuyla ilgili iki farklı ihtimal bulunuyor. İlk el dokuması kilimlerin Orta Asya'nın göçebe halkları veya Eski Mısırlılar tarafından üretildiği tahmin ediliyor. İki bölgede de ilk örnekler muhtemelen geleneğinin doğum yeri olan coğrafyada elde edilen sürdürülebilir, doğal hammaddeler kullanılarak yapıldılar.

El dokuması kilimler oldukça çabuk bozulan bir yapıya sahip oldukları için binlerce yıl hayatta kalamazlar. Bu nedenle kilim dokumacılığının kökeni hala bir gizemdir. Bir halının binlerce yıl hayatta kalabilmesi için çok soğuk bir ortamda muhafaza edilmesi gerekir. Bu sebeple günümüze taşınan en eski kilim örneklerinin dünyanın en soğuk bölgelerinden biri olan Kuzey Orta Asya'da bulunması tesadüf değildir.

El dokumacılığını keşfeden ilk insan, muhtemelen ortaya çıkan eserle ilgili estetik kaygılara sahip değildi ve sadece faydalarına odaklanmıştı. Yine de el dokuması kilimleri birer sanat eseri olarak değerlendirmeye başlamak muhtemelen o kadar uzun sürmedi. Zira keşfedilen en eski halı olan Pazırık Halısı’nın üzerinde at ve geyik gibi etkileyici detaylara sahip hayvan motifleri bulunmaktadır.

Pazırık Halısı, daha sonraları Anadolu Türkleri tarafından benimsenen bir dokuma yöntemi olan Gördes düğümü kullanılarak dokunmuştur. Gördes düğümü halı ve kilim dokumasında kullanılan, ilmek ipliğinin iki ucunun etrafında büküldükleri bitişik iki çözgü ipliğinin arasındaki yüzeyde bir arada göründüğü bir düğüm çeşididir. Kilim tarihinin belki de en önemli dokuma yöntemlerinden biridir.


Dünya Geneline Yayılma ve Değişen Gelenekler

El dokuma sanatı daha sonra Orta Doğu'ya yayıldı ve sayısız farklı kültürle tanıştı. Bu sanatı benimseme zevkine sahip olan her kültür ona kendi yorumunu ekledi. Muhtemelen bu zaman zarfında kilimlerin varlık amacı, ayaklarımızı yerin soğuk ve neminden korumaktan çok daha fazlası oldu.


Dokuma yöntemlerindeki ilerlemeler, malzemelerin ulaşılabilirliği ve ustaların nesilden nesile gösterdikleri gelişim, el dokumacılığını gelişmiş bir sanat haline getirdi. Yüksek kaliteli kilimler seçkin zümrelerin ve önemli siyasi şahsiyetlerin sahip olmak istedikleri değerli mülklere dönüştü. Özenle yaratılan desenler artık daha güzel ve daha renkliydi. İran halıları o kadar değerli hale gelmişti ki ülkeyi işgal eden askerler evlerine bir tanesini götürmek için birbirleriyle yarışıyorlardı. Tüm dünya bu topraklarda üretilen el dokuması ürünleri hayranlıkla takip ediyordu.


Günümüzde Dokumacılık

Sanayi devrimi tüm endüstrilerde üretim yöntemlerinin hızla gelişmesine neden oldu. Öyle ki sanayi devriminin başladığı 18. yüzyıldan günümüze kadarki sürede gerçekleşen gelişim, binlerce yıllık insanlık gelişiminden kat be kat fazlaydı. Ne yazık ki dokumacılık bu gelişimden olumsuz yönde etkilenen sektörler arasında yer aldı.


Günümüzde bir mağazada karşınıza çıkan kilim veya halıların fabrikasyon üretim olma olasılığı oldukça yüksektir. Ve maalesef bu otomasyon ürünler yukarıda bahsettiğimiz asırlara yayılan gelenek ve deneyimle ilişkisi olmayan, o kalite ve ilgiden uzak materyallerdir. İnsan ırkı olarak dokumacılığa bakışımız artık çok farklı. Bunun arkasında ekonomik motivasyonlar olduğu kadar seri üretim alışkanlıklarının bizi ittiği kolaycılık da yatıyor. İnsanlar artık daha fazla şey satın alıyor ve satın aldıkları bu eşyalarını çok daha kısa süre kullanıyorlar. El yapımı kilimler sadece çok küçük bir kesim tarafından değerli eşyalar olarak görülüyorlar.

Ancak el yapımı ürünler için hala umut var. Günümüzde sürdürülebilir ürünlere karşı yükselen ilgi ve çevre bilinci bu anlayışı tersine çevirmeye başladı. Yavaş moda gibi faydalı akımlar sayesinde uzun yıllara yayılan kullanım imkanı sunan el dokuması ürünler geçmişe göre daha çok talep görüyorlar. Handan Loomworks ailesi olarak, doğal hammaddelerden, geleneksel yöntemleri kullanarak ortaya çıkardığımız ürünlerimizle bu hareketin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.


Handan Loomworks’te kullandığımız dokuma yöntemleri, yüzlerce yıllık geleneklerin bugüne taşınmasıyla ortaya çıkıyor. Hepsinin izini tarih boyunca sürebilirsiniz. Salonunuzun merkezine yerleştirdiğiniz yeni kiliminizin asırlar önce Orta Asya’da ortaya çıkmış bir motife sahip olmasından sizin de en az bizim kadar zevk alacağınızı biliyoruz. Dünyanın her köşesinden zevk sahibi insanların kaybolmak üzere olan bu değerleri tekrar keşfetmelerine yardımcı olmak bizi çok mutlu ediyor.


4 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör